Biriken hikâyelerin
ardından.
Müzik ve sinemayı iki ayrı kariyer başlığı olarak değil, aynı yaratıcı ihtiyacın farklı anlatım biçimleri olarak görüyor.
16 Haziran 1980 • KaracabeyHayatın içinden gelen anlatı.
16 Haziran 1980’de Karacabey, Bursa’da doğdu. Profesyonel yaşamının önemli bir bölümü turizm ve otel işletmeciliği alanında geçti.
Bursa Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nde Seyahat Acentacılığı ve Tur Operatörlüğü eğitimi aldı. Eğitimine Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde Turizm İşletme alanında devam etti.
Turizm ve otel işletmeciliği alanında geçen yıllar boyunca farklı şehirlerde, farklı kültürlerin ve çok farklı insan hikâyelerinin içinde bulundu. Yıllar sonra bütün bu birikimin müziğinde ve senaryolarında kendine yer bulmaya başladığını fark etti.
Haziran 2026.
Volkan Sargın profesyonel müzik üretimine Haziran 2026’da başladı. Ancak bunu hayatının geç bir döneminde verilmiş ani bir karar olarak görmüyor. Tam tersine, yıllar boyunca biriken duyguların, gözlemlerin, insanların, şehirlerin ve hikâyelerin artık anlatılmak istemesi olarak değerlendiriyor.
Şarkılarında aşkı, ayrılığı, özlemi, yalnızlığı ve ilişkileri anlattığı kadar hayatın ironilerini, insan davranışlarını, kişisel hesaplaşmaları ve yaşanmışlıkların bıraktığı izleri de anlatıyor.
Müziğin ötesinde: sinema.
Geçmişte film ve dizi projeleri için farklı kapsam ve sorumluluklarda senaryo çalışmaları yaptı. Bazı projelerin bütün senaryosunu yazdı. Bazılarında mevcut hikâyeleri ve senaryoları yeniden düzenledi, geliştirdi. Yazdığı bazı projelerde hikâyenin sanatsal ve görsel dünyasının geliştirilmesi ve yönlendirilmesi süreçlerinde de doğrudan yer aldı.
Bu çalışmaların önemli bir bölümünü gerçekleştirildikleri dönemde gizlilik sözleşmeleri, hak devirleri ve ticari anlaşmalar kapsamında devrettiği için bugün proje isimlerini kendi çalışmaları olarak kamuya açık biçimde kullanmıyor.
Karakterlerin peşinden.
Hikâye geliştirirken yalnızca olayların nasıl başlayıp nasıl biteceğini düşünmüyor. Karakterlerin nereden geldiğini, neyi sakladığını, hangi olayın onları değiştirdiğini ve verdikleri kararların çevrelerindeki insanların hayatlarını nasıl etkilediğini de tasarlıyor.
Romantik hikâyelerinde yalnızca iki insanın birbirine âşık olup olmayacağıyla ilgilenmiyor; o iki insanın birbirlerinin hayatına girdikten sonra kimlere dönüşeceğini, yakınlarının onların hikâyeleriyle nasıl evrileceğini ve yan karakterlerin kimi zaman destek, kimi zaman köstek olarak hikâyenin yönünü nasıl değiştireceğini de anlatıyor.
Devam eden bir hikâye.
Müzikte birkaç dakika içinde bir dünya kuruyor; sinemada karakterlere, zamana ve görüntülere daha fazla alan açıyor. Ama başlangıç noktası değişmiyor: bir fikir, bir duygu, bir insan, bir hikâye.
Ve onun anlatacak daha o kadar çok hikâyesi var ki...
Kimini dinleyecek, kimini izleyeceksiniz...
